Neden Birikim Liseleri?
- Homepage
- Neden Birikim Liseleri?
Neden Birikim Liseleri?
NEDEN BİRİKİM LİSELERİ?
Çünkü lise, yalnızca sınavlara hazırlanılan bir dönem değildir. İnsanın kendisini tanımaya başladığı, düşüncelerini kurduğu, ilişkilerini derinleştirdiği, sorumluluk aldığı ve hayata karşı nasıl bir duruş geliştireceğini belirlediği önemli bir eşiktir.
Bu yüzden lise seçimi; yalnızca ders programına, akademik takvime ya da sınav başarısına bakılarak yapılacak bir tercih değildir. Öğrencinin hangi kültürün içinde büyüyeceği, nasıl bir okul ikliminde yaşayacağı ve kimlerle karşılaşacağı da en az akademik program kadar önemlidir.
Birikim Liseleri, öğrenciyi tamamlanması gereken eksik bir yapı olarak görmez. Her öğrencinin kendi hikâyesi, merakı, yeteneği, karakteri, değerleri ve öğrenme biçimiyle okula geldiğini kabul eder. Eğitim süreci, öğrenciyi başka birine dönüştürmek için değil; kendisindeki imkânı fark etmesi, geliştirmesi ve bunu anlamlı bir katkıya dönüştürmesi için kurulur.
Çünkü burada öğrenci görülür.
Birikim Liseleri’nde öğrenci, yalnızca notları ve sınav sonuçları üzerinden değerlendirilmez. Ne düşündüğü, neye ilgi duyduğu, hangi soruları sorduğu, nerede zorlandığı ve bulunduğu yere ne katabileceği önemsenir.
Öğrencinin sözüne alan açılır.
Fikrini ifade etmesi teşvik edilir.
Soru sorması, gerekçe kurması ve düşüncesini geliştirmesi beklenir.
Kendi sesini bulması kadar, sesi duyulmayanları fark etmesi de önemsenir.
Çünkü insan, değer gördüğü yerde gelişir.
Sözü dinlendiğinde düşüncesini kurar.
Kendisine alan açıldığında sorumluluk alır.
Katkısının karşılık bulduğunu gördüğünde ait hisseder.
Çünkü burada bilgi, düşünceye dönüşür.
Birikim Liseleri’nde öğrenme, yalnızca bilgiyi edinmekten ibaret değildir. Öğrencinin öğrendiğini sorgulaması, farklı bilgiler arasında bağ kurması, kendi yorumunu oluşturması ve bunu hayatla ilişkilendirmesi beklenir.
Dersler; ezberlenen bilgilerin aktarıldığı kapalı alanlar değil, öğrencinin düşünme biçimini geliştiren karşılaşma alanlarıdır. Öğretmen yalnızca anlatan kişi değil; öğrencinin önüne yeni sorular koyan, düşünce alanı açan ve öğrenme yolculuğuna eşlik eden rehberdir.
Bu yaklaşım öğrencinin:
-
doğru soruyu sormasını,
-
bilgiye güvenilir yollarla ulaşmasını,
-
farklı görüşleri değerlendirmesini,
-
düşüncesini gerekçelendirmesini,
-
öğrendiğini yeni durumlara uyarlamasını,
-
fikir üretmesini ve sorumlulukla kullanmasını
amaçlar.
Çünkü burada akıl, kalp ve estetik birlikte gelişir.
Birikim Liseleri’nin eğitim yaklaşımı yalnızca akademik becerilere dayanmaz. İnsanın düşünme, hissetme, karar verme ve güzeli fark etme kabiliyetlerinin birlikte gelişmesini önemser.
Akl-ı Selim, öğrencinin doğruyu araştırmasını, bilgiyi sorgulamasını, ölçülü düşünmesini ve sağlam gerekçeler kurmasını ifade eder.
Kalb-i Selim, insanı fark etmeyi, başkasının duygusuna ve ihtiyacına dikkatle yaklaşmayı, merhameti ve sorumluluğu davranışa dönüştürmeyi ifade eder.
Zevk-i Selim, öğrencinin dilde, sanatta, üretimde, mekânda ve gündelik hayatta güzeli fark etmesini; özenli ve nitelikli olanı aramasını ifade eder.
Böylece eğitim; yalnızca bilen değil, bildiğini doğru kullanan; yalnızca düşünen değil, insanı gözeten; yalnızca üreten değil, ürettiğine anlam ve estetik katan gençlerin yetişmesini hedefler.
Çünkü burada karakter, anlatılanlarla değil yaşananlarla gelişir.
Değerler, yalnızca duvarlara yazıldığında kültür oluşturmaz. Bir davranışa dönüştüğünde yaşar.
Birikim Liseleri’nde karakter eğitimi;
-
kimse söylemeden doğru olanı yapmakta,
-
bir arkadaşına yer açmakta,
-
verilen sorumluluğu sahiplenmekte,
-
sonucu aleyhine olsa bile doğruyu savunmakta,
-
farklı düşünceleri saygıyla dinlemekte,
-
başkasının meselesine kayıtsız kalmamakta,
-
başladığı işi sürdürmekte,
-
bulunduğu yere katkı sunmakta
görünür hâle gelir.
Öğrenciden kusursuz olması değil; davranışlarının sorumluluğunu alması, hatalarından öğrenmesi ve zamanla sağlam bir duruş geliştirmesi beklenir.
Çünkü burada okul hayatı birlikte kurulur.
Birikim Liseleri’nde öğrenci, okulun yalnızca bir kullanıcısı değildir. Okul kültürünün taşıyıcısı ve üreticisidir.
Bir fikirle, bir soruyla, bir proje ile, bir sosyal sorumluluk hareketiyle, bir kulüp çalışmasıyla, bir yazıyla ya da gündelik hayattaki küçük bir davranışla okulun ortak hikâyesine katkı sunar.
Genç Danışma Kurulu, öğrenci kulüpleri, Simurg çalışmaları, Topluma Fayda hareketleri, kültür-sanat alanları, amfi dersleri ve öğrenci görüşlerine açılan farklı mecralar; öğrencinin okul hayatına aktif biçimde katılmasını destekler.
Burada amaç, bütün öğrencilerin aynı şeyi düşünmesi ya da aynı biçimde üretmesi değildir. Farklı yeteneklerin, bakışların ve ilgilerin ortak hayata katkı sunabildiği bir okul ortamı oluşturmaktır.
Çünkü burada öğrenci hayata hazırlanırken hayatın içine de katılır.
Birikim Liseleri, öğrenciyi yalnızca ileride başlayacak bir hayata hazırlamaz. Onu bugünün meseleleriyle karşılaştırır.
Öğrencinin yaşadığı şehre, çevreye, teknolojiye, kültüre, toplumsal sorunlara ve insanlara dikkatle bakması beklenir. “Bu beni ilgilendiriyor mu?” sorusunun yerine, “Ben bu konuda ne düşünebilir, ne söyleyebilir ve ne yapabilirim?” sorusunu koyması teşvik edilir.
Bu nedenle öğrenci;
-
yaşadığı çevreyi fark eder,
-
toplumsal meseleler üzerine düşünür,
-
ihtiyaçları görür,
-
çözüm üretir,
-
sorumluluk alır,
-
yaptığı katkının sonucunu takip eder.
Böylece sosyal sorumluluk, dönemsel bir etkinlik olmaktan çıkar; öğrencinin dünyaya bakma biçiminin bir parçası hâline gelir.
Çünkü burada dönüşüm, kendinden uzaklaşmak değildir.
Birikim Liseleri’nde dönüşüm; öğrencinin başka biri olması değil, kendisindeki imkânı keşfetmesidir.
Bir öğrencinin yıllardır fark etmediği bir yeteneği geliştirmesi, sessiz bir öğrencinin düşüncesini ifade etmeye başlaması, yaptığı hatadan öğrenmesi, bir konuda sorumluluk alması ya da başkasına katkı sunabileceğini fark etmesi dönüşümün gerçek karşılığıdır.
Öğrencinin fıtratı, karakteri ve kişiliği korunur. Eğitim, onun yerine bir kimlik üretmez; kendi kimliğini daha bilinçli, güçlü ve sorumlu biçimde kurmasına eşlik eder.
Çünkü burada başarı, tek bir sonuçla tanımlanmaz.
Akademik başarı önemlidir. Sınavlara hazırlanmak, doğru planlama yapmak, düzenli çalışmak, ölçme-değerlendirme sonuçlarını takip etmek ve öğrenciyi hedeflerine ulaştırmak okulun temel sorumluluklarındandır.
Ancak Birikim Liseleri’nde başarı yalnızca bir puan, sıralama ya da diploma ile sınırlı değildir.
Başarı aynı zamanda öğrencinin:
-
düşünce üretebilmesi,
-
kendisini doğru ifade edebilmesi,
-
çalışma disiplinini geliştirmesi,
-
sorumluluk alması,
-
birlikte çalışabilmesi,
-
kararlarının sonuçlarını görebilmesi,
-
güçlü ve zayıf yönlerini tanıması,
-
bulunduğu yere değer katmasıdır.
Akademik hazırlık ile insanın bütün yönleriyle gelişimi birbirinin alternatifi değil; aynı eğitim anlayışının tamamlayıcı parçalarıdır.
Çünkü burada öğretmen, öğrencinin hayatında iz bırakır.
Öğretmenin görevi yalnızca müfredatı tamamlamak değildir. Bazen bir soru, bazen kısa bir cümle, bazen öğrenciyi dikkatle dinlemek ya da ona yeniden denemesi için cesaret vermek, yıllar sonra bile öğrencinin hayatında karşılık bulabilir.
Birikim öğretmeni;
-
öğrenciyi tanır,
-
öğrenme sürecini takip eder,
-
düşünmeye alan açar,
-
yüksek beklentiyi destekle birlikte kurar,
-
öğrencinin potansiyelini fark eder,
-
ona hazır cevaplar vermek yerine doğru sorularla ilerlemesini sağlar.
Çünkü bazı bilgiler unutulabilir; fakat bir öğretmenin öğrencide bıraktığı güven, cesaret ve merak duygusu uzun yıllar yaşamaya devam eder.
Çünkü burada mezuniyet, kültürün sonu değildir.
Birikim Liseleri’nde edinilen düşünme biçimi, ilişki kurma anlayışı, sorumluluk duygusu ve duruş okulun kapısından çıkıldığında geride bırakılmaz.
Bir arkadaşına söz vermek, bir başkasını dinlemek, doğru bildiğini savunmak, bulunduğu yere katkı sunmak, güzeli fark etmek ve bir meseleye “Beni ilgilendiriyor.” diyebilmek öğrencinin hayatına taşınır.
Bir öğrencide kalan, ondan başka bir insana geçer.
Bir öğretmenin açtığı alan, yıllar sonra başka bir ortamda yeniden açılır.
Bir davranış, yeni bir davranışın başlangıcı olur.
Bir cümle, başka bir insanın yoluna eşlik eder.
Bu yüzden Birikim kültürü mezuniyetle tamamlanmaz.
Çünkü Birikim Liseleri’nde okulun bir kimliği, bir iklimi ve bir ruhu vardır.
Bu kimlik; neyi önemsediğimizde görünür.
Bu iklim; öğrencilerimizin kendilerini nasıl hissettiğinde yaşar.
Bu ruh; insanların birbirine ne kattığında büyür.
Birikim Liseleri, öğrencisine yalnızca bir eğitim programı değil; içinde düşünebileceği, gelişebileceği, sorumluluk alabileceği, kendisini ifade edebileceği ve iz bırakabileceği bir okul kültürü sunar.